Çoligli Hacı Cemal Elçi ile Xeylanli Sare Erebunun öyküsü ?





ÇOLÎGLÎ HACI CEMAL ELÇÎ VE XEYLANLI SARE EREBUNUN ÖYKÜSÜ ?


Murat nehri, kandan almış rengini,
İlmi değil bunu açıklamak zor,
Kar değil yağmur da değil sebebi,
Murat bin yıllık davaya ağlıyor.
                              RESUL DEMÎR







1925 Şeyh Said hareketinde yaşanmış bir öyküyü sizinle paylaşmak istiyorum

Însan olanın içine dokunan ve insan olanın anlayacağı bir hikaye.


Savaşın yükünü ençok anneler çekerler,boşuna dememişler.
Kürd annelerinın yürek burkan acılı hikayelerinin tarihimizde örnekleri çoktur.
Bu öyküdeki Kürd kadın prototipi çok enteresan ,
ve  öyküde saklı olan sırların yıllar geçsede ısrarla ayak izlerini takip eden, bir dervişmi ? bir seyyahmı ? hatta Evliya Çelebimi adına ne derseniz,deyin.
Öyküyü okuduğunuzda  tılsımı bilinmez ama yaşananlar sizi büyüler.


Bu öyküyü anlatmadan evvel , ismi geçen Hacı Cemal Elçi ile Guewdere/Xeylan köyünden Sare Erebun kimdir. Bu konuda kısaca sizi bilgilendirmek istiyorum.
   

                                     HACI CEMAL ELÇÎ



1898 yılında Çolig merkezde dünya'ya gelir. Babası Faris 1915 yılında Osmanlı-Rus savaşında şehit olur. Ailenin kökeni hakkında torunlarından edindigim bilgilerde Solxan/Hazerşah köyündendirler. Çoligde halk arasında babası Faris/Cemalun olarak bilinir.
Hatta bir yakın akrabası komşumuzdu ,onada Eşref (Aymelek) Cemalun diyiyorlardı.
 Cemal efendinin  torununun bana aktardığı  , dedesinin bir torun çocuğuna Hazer ismini taktığını,bu ismide köken olarak Hazerşah köyüne atfen verilmiştir.
 Bir başka tevatürde, Solhan'da Cemalan mezrası başta olmak üzere, Cemalan kabileside  vardır(1).  Ailenin kökenini buraya bağlayanlarda vardır.
Îlkokulu Çapakcur'da Sarayiçi ilkokulunda, Rüştiyeyi Bidlis'te bitirir. Bidliste okuduğuna dair bahsederken, hemşerisi merhum Îsmail Ata (Îsmail Mus Gedek) ile beraber okuduğunu hep söylerdi.
Îsmail Atan (2).Çoligin ilk kasaplarindan olup, ulusal duyguları güçlü ve ağabeyi kasap Süleyman Musaoğluda 1925 hareketinde Elazığ'da idam edilerek şehadete ulaşır.
Çolig merkezde dönemin okuma yazma bilen sayılı kişilerinden biriydi.
Cemal efendi yapıcı,uzlaşmacı kisiliği yanında okuma ve yazması olan bilgili ve kültürlü bir şahsiyeti.
 Çoligde o  dönemin tek dava vekilliydi.
1925 hareketinin hem tanığı,hem sanığıydı.
Şeyh Said efendiyle beraber ortak hareket eder.
Türk askerleri tarafından harekete yakınlığı ve yardım ettiğinden dolayı ,Kürd direnişçisi Arif Faris'in kardeşiyle beraber işkence edilerek komaya girer.
Hareket bastırıldıktan sonra  Elazığ istiklal mahkemesinde yargılanıp,Edirne'ye sürgüne gönderilir. 1928 yılında çıkarılan cumuriyetin ilk afından yaralanarak,Çolige döner.
1936 yılında Çolig asimle edilerek Bingöl adıyla vilayet olunca,
Hacı Cemal ilk belediye başkanı olarak atanır.
Ayrıca 1950 li yıllarda çok partili dönemde mebus olmak için iki defa aday olur.
Hatırı sayılı oylar alır, ama seçimi kazanmaz.
Hacı Cemal Elçi nin ailesi ve çocuklarıyla ilgili fazla detaylara girmeyeceğim.
Kısaca, islam ümmetinin yetimleri savunmasız bir halk olan Kürdlerin Avukatı ,
Şakir Elçinin (3)  babası olduğunu da hatırlatmak istiyorum.

    XEYLANLI SARE EREBUN ( MURAD NEHRÎNÎN GELÎNÎ)


                                                      Xeylan köyünün manzarası



Sare Erebun  Palu/Xeylan köyünden olup , Yib Sel Erebunun eşidir.
Babası yine aynı köyden " Tem Silemundur ".

1925 hareketinde Xeylan köyü açıkçası topyekun harekete katılmıştır.
 Şeyh Serif Kelaxsinin dayılarının köyüdür.
Sare Erebunun eşi Yib Sel 1925'te Palu ele geçirilince ,
Musyanlı Derviş Bürçün (4) kaymakam,Yib Sel'de yardımcısı olarak görevlendirilir.
Hareket bastırıldıktan sonra Sare'nin eşi ve ağabeyi dağlarda partizan savaşı verirler.
Türk ordusunun korkulu rüyasi olurlar.
Türk devleti bu iki direnişçinin teslim olması için herzamanki bilinen yöntemlerine başvururular. Xeylan ve Parsiyan köyleri arasındaki "KERKAT" dağında saklanan Sare'yi yakalarlar.
Eşi ve kardeşinin teslim olması koşuluyla,
Sare Erebun'la ilgili bu kısa bilgilerden sonra yaşanan öyküye geçelim.


*********************************

Öykünün geçtigi ağırlıklı alan Çeme Murad havzasıdır.
 Şeyh Said efendi ve arkadaşlari şehadet şerbeti içmis,
Türk ordusu bölgede Bicar tebdil-tenkil hareketiyle taş üstüne taş, baş üstüne baş bırakmıyarak,toplu katliamlara girişmiş,
Guewdere/Hor köyünde (5) de direnişciler ve aileleri yaklaşık 30 kişi samanlığa koyularak yakılır adetta vahşet yaşatılır.
Guewdere mıntıkasında sadist ve barbar Türk ordusu Vararard/ Miyalan mıntıkasından başlayarak , harekete katılan direnişçi önemli şahsiyetlerin ailelerine yönelir.
Guewdere mıntıkasında anlatılanlara göre Miyalan'in önde gelen sahsiyetlerden, Faris KAYA halk icindeki ismiyle  Far Şem Heyun ilk akla gelenidir.
Bu şahsiyet Şeyh Said hareketine katılmış, yapılan bir ihbarda kendisinde bir silah "Mitralyöz"olduğu yönündedir.
Bu Mitralyöz geri çekilmede MENDO boğazında Türk ordusundan ele geçirilmişti.
Far Şem ailesine yapılan  zulümü durdurmak başta olmak üzere ,verilen vaadlere kanarak gelip teslim olur.
Miyalandan  başlayan ve Xeylan köyü güzergahında da harekete aktif yer alanlar tek ,tek yakalanırlar. Xeylan köyüne geldiklerinde yerli işbirlikçilerin yardımıylada Sare Erebun'da yakalanır.
Türk devleti, Çoligden Miyalana geldiklerinde de Çoligin okumuş kültürlü insanı Hacı Cemal Efendiyide tercüman olarak adetta bir tutuklu gibi zorla beraberinde getirirler.
Murad havzasından ,Palu/Elazığ istikametine doğru yola koyulurlar.
Sare ile beraber yola koyulanlardan biride Cemal efendi,
rivayetlere göre komutandan Sarenin bırakılması için uğraşır.
 Bölgeye gelen komutanlar genelde barbar olanlar içinden seçilirler.
Cemal efendinin telkinleri ,zaten kendisine güvenmediklerini oda biliyordu ?
Çünkü daha evvel askerlerce aşağı çarşıda (Çarşiye ciyer)  öldüresiye ,dövülerek cöplüğün içinde komada bulunmuştu ?
Cemal Efendi ,bir umut olsun diye !
 Sarenin birakılması için şansını denemeyi düşündüyse de ,
Barbar ve sadist komutanda nerde o insanlık,
Sare ise çaresizce artık bu zulüme, tevekül içinde metanetini korumaya koyuldu.
Cemal efendi düşündü ! evet bir yol buldu.
Sare gelinin yanına fırsatan istifade,  asker ve komutanı da atlatarak  usulce yaklaşır.
Komutanın kendisi hakkındaki düşüncelerini hiç hissetirmeden Kırdki (Zazaki) anlatır.
Adetta bu ikili kısa süreli gizli bir istişare yaparlar.
Ve bu istişarede alınan kararlar yılarca sır olarak Çeme Murad suyunun  derinliklerindeki,kayalıkların arasında saklıydı.
Ama bu zulüme karşılık vereceği reaksiyonun mutlaka yöntemini bulmalıydı.
Askerlerin Sare hakkındaki düşünceleri ve beraberinde bulunan Qefle dediğimiz direnişçi guruba eziyet,zulüm ve küfürler artık dayanılmaz hale almıştı,
Ve devamla, Sare gelin rivayet oki !
Cemal efendiye şu mesajı vererek  teslimiyete ve ihanete karşı,
Çeme Muradın kabına sığmayan asi gelini olmaya karar verir..
 Cemal Efendiyede dönerek ! bu mesajımı olaki ileri zamanlarda yakın akrabalarıma,
 başta olmak üzere namusunu çignetmedi,onurunu korumak
inancı ve davasının kutsalığını halkının bilmesi için tembihledi.


*********

Sare gelin, o ara yamacında bulunduğu Kara Ömer (7) dağlarına sırtını dayamış,
karşıda kutsalığına inandığı  Ko Spi yi gözleriyle süzdü.
Ko Spi , ne yigitleri kendi bağrında korudu ve sakladığı insanlar bir filim şeridi gibi,
 Sare Gelinin aklına gelmedi degil.
O saklı mekanların doruğuna bölge halkı tarafından  Şare u Şivan (8) tepesi,
Türk ordusu haritalarında bu ismi asimle ederek ismini Mekedon kralı Îskendere atfen "Iskender tepesi " adını koymuşlardı,
Yado Paşa'dan tutun,Hüs Wasmunu,Yib Mehun,Abdulhamid Kelaxsiden tutun yakın dönemde Vahdettin Kıtay'dan tutun Zeki Yıldıza, Dr.Sait Çürükkaya kadar,Kürd direnişçilerinin mekanıydı.
Sare Erebun, hayalinde tasavvur ettiği kutsal bu mekanlardan aldığı ilhamla,
kalabalıktan bir fırsatını bularak adetta Ceylan hızı ve güzeligiyle uzaklaştı.
Komutan ,askerler ve gurupta bulunan insanlar sadece onun hızını seyretmekle yetindiler.
Çeme Muradın gelini ,
coğrafyayı iyi bildiği için, kendisini ülkesinin topraklarıyla bütünleştirecek yeri çok iyi seçmişti. Kürd kadınının onurlu duruşu ve kararlılıği mesajını kendi halkına vermeyi ahd etmişti.
Bulunduğu mekan Guewdere Züver köyü yakınlarında (ARYE WUS) denilen mekanda bulunan yüksek kayalıklı  noktaya ulaşır,ulaşmaz.
Îlkbaharin o azgın ve yatağına sığmayan bir o kadarda asi olan  Murad suyuna usulce kendini bırakır.
Sare gelin aylarca  geçtikten sonra suyun derinliklerinde saklı tutulan bedeni,
yaklaşık 40,50 km sonra ,Gülüşkür köprüsü civarında bulunur.
Ve  Murad suyunun o haşmetli ve azgın suları çekildikten sonra dışarıya atılır.
Gülüşkür köprüsüde deyip,geçmeyin.
1925 te Şeyh Said efendinin amcazadeleri (9) başta olmak üzere harekete katıalan onlarca kişinin kurşuna dizildiği ve boğazlandııi bir mekandır.
Önceside 1915 soykırımında  da Dersim,Kığı ve Palu Ermenilerinin getirilip,boğazlanıp öldürüldüğü Murad suyu adetta kan ağlıyordu.
Sare gelin, ailesi cesedin cıktiğı yere giderek,mezarını yaparlar.
 Yıllar sonra Keban barajından dolayı mezarın bulunduğu alan günümüzde  sular altında kalır.


********************

Hacı Cemal efendi , Sare gelin intiharından sonra, Türk devletinin hainler listesinde ,güvenilmeyen biri olarak Elazığ Istiklal mahkemesinde yargılanır.
Istiklal mahkemesi Hacı Cemal efendinin Sare gelini kısa bir sürede olsa ikna ederek, Murad suyuna bu eylemin planlayıcısı ve suçlusu olarak rivayet edilerek, cezalandırır.
Edirneye yaklaşık 2,5 yıl sürgün cezası verilir,
taki... af kanunu çıkıncaya kadar.
Çolig'in girdi çıktısını sırlarını bilen bir değerdi.
Ihanetin ve direnişin iç içe gecttiği bu coğrafyanın kara kutusuydu.
Ama o toplumsal uzlaşmasizlıkları çözen yapıcı ,barıştırıcı bir şahsiyeti.
Halkın her konuda fikir danışıp,çözüm arandığı biri olduğu için,
Çolig'de bir sözü hala anlatılır ,durulur.
"Wekil mın tu Hacı Cemal " ikimizinde vekili Hacı Cemal'dir.
Kendisiyle eskiden hem komşu olmamız,hemde aile dostluğumuzdan dolayı,
Çoligde sık,sık görüştüğüm sohbetlerine katıldığım ve feyiz aldığım tarihi bir şahsiyeti.
Çoligin kara kutusu olan bu değerli şahsiyete 1925 hareketindeki ihanet ve direniş üzerine sohbetlerimizde,hep ketum davranıp,fazla konuşmazdı.
Ve şunu hatırlatırdı !
Çoligde yaşanan ihanet ve direnişle ilgili olayları anlatırsam,

'Herkes birbirinin düşmanı olur,sözleri hala hafızamdadır.'
Türk devleti insanları nasıl birbirine düşmanlaştırmış,

iç dinamikleri nasıl dumura uğratığını,  yaşanan bu ihanetlerden tahmin edebiliriz.


********************

Haci Cemal efendi Çoligin tarihinde  dava vekiliği,Belediye başkanlığı yapmış,
bunun yanında akil insan ve kannat önderleri içinde de ilk akla gelen isimlerin başında gelirdi.
Çocukları Kürd ulusal davasında çok duyarlı olduğunu herkes biliyor.
Yine aynı şekilde eşlerinin aileside 1925 hareketinde ağır bedeler öderler.
Dindar ve beş vakit namazını camide kılan müteddiyen bir insandı.
 Hala,  Çoligde yürürken yaz, kış taşıdığı bastonlu şemsiyesi onun sembolüydü.
Avukat oğlu Kürd şehidi Şakir Elçi yerli işbirlikçiler tarafından piyon seçilen ve devletçe hedef gösterilerek şehadete ulaşmıştı.
 Hacı Cemal'in yüreği Şakir'in şehadetini kaldıramıyordu.
Şakir o yüreğe çok ağır gelmişti,
O artık zapt edilmeyen bir derviş mi ?
Abdal mı ? Evliya Celebi gibi bir seyyahmi adına ne derseniz deyin,
Coğrafyada yaşamış olduğu tarihi izlerin peşine düsmüştü.
Çünkü vicdanı onu hep tetikliyordu.
 Evi, barkı artık bilinmiyordu.
Şakirin cocukları yani torunları kendisinden koparılmıs,
Almanya ya yerleşmislerdi.
Merhum babamla bir sohbetine tanık olmuştum.
O yaşlı haliyle pasaport alıp, torunlarını görmek için çaresizce çırpınıyordu.
Çolig gibi bir beldeyi yıllarca en iyi şekilde sorunlarını çözen ,
mahkemelerde çözülmeyen mesleleri hal eden koca yürekli o insanın , çaresizliği,

Kolunda taşıdığı o Şemsiye başta olmak üzere , bazen şaldan yapılmıs elbiseleri,
özel yapılmış yemeni ayakabıları,uzun ve yünden yapılmıs çorapları, köstekli saatinden dolayı,
 toplum içinde ayrıcalıklı bir kişi olduğu her halinden beliydi.
1983 yılının bir Sonbahar günü , bir sır olup, ortalıktan kaybolur.
Murat nehiri, şairin dediği gibi ,

"dokunmayın yatağı namustur,
sokulanı uzaklara atıyor.

Ailesi günlerce ortadan kaybolan Hacı Cemal efendiyi aramaya koyulur.
 Ama kötü haber Palu/Gülüşkür köprüsünden gelir.
Tanıkların diliyle , Hacı Cemal efendi insanların boğulma riski olmayan ,
su debisinin az olduğu noktada ölü bedenine ulaşırlar.
Cemal efendi gömleğinin kol düğmelerini çözmüs , ayakabılarını çıkarmış,
sanki namaz kılar gibi bir görüntü içinde,
Cesedinin bulunduğu yer, Sare gelinin cesedinin (58 yıl) yarım asırdan fazla dışarıya atıldığı noktadır.
Ölüme giden Sare Gelin'in yaşamından farklı olmayan,
 Leyla Kasım, Berivan, Zozan (Yıldız Durmuş) ve yüzlerce Kürd kadını aklıma gelmedi değil,
Sare gelin ve Hacı Cemal efendinin saklı yaşamları ,kaderi aynı noktada nihayetlenir.
Cemal Elçi'yi Gülüşkür mevkine götüren duygular neydi,
öldüğü yer tarihe bir mesajmıydı?
Vicadani bir hesaplaşmamıydı, kimbilir ?
Bilinen o...ki 1925 hareketinde bilinmeyen birçok sırrınıda ,
 bizi mahrum bırakarak beraberinde götürdü.
 Hak ,hukuk ve adalet yönünden yapıcı ve birleştici kişiliginden dolayı basında Çoligin GANDÎ lakabı, ile anılan Hacı Cemal Elçi, Ceme Muradın gelini SARE XAN,

Ruhlarnız şad olsun.


Orhan Zuexpayıc 



______________________________________




Dip Notlar :


1-)Hazerşah köyü Solhan ilçesine bağlı bir köydür.
2-) Îsmail Atan (Îsmail Mus )Çolig folklorunun duayeniydi,     
özelikle bıçak oyununu en iyi icra eden kişiydi. Çoligin yerlisidir.
1925 hareketinde ağabeyi, Kasap Süleyman Musaoglu da Elazig Istiklal mahkemesinde idam edilerek şehadete ulaşır.
3-) Avukat Şakir Elçi Hacı Cemal efendinin oğludur.
 3 Mart 1980 tarihinde faşistler  tarafından şehid edildi. DDKO kurucularındandı.
4-)Derviş Bürçün , Musyan köyünden olup, eğtimli ve Rüştiye mezunuydu. Harekete  Palu kaymakamlığını (27) gün yaptığını sohbetlerinde hep tekrarlardı.
5-) Hor köyü Palu/Guewdere mıntıkasında bir köydür. 1925 hareketinden sonra  bölgede     direniş gösteren şahsiyetler ve ailele bireyleri toplanan yaklaşık (30) kişi bu köyde
     samanlığa konularak yakılır. 
     Bu konuda gerek Seyitxan Kurıj,gerekse Ahmet Kahraman nın kitaplarında  konuyla 
     ilgili detaylara ulaşabilirsiniz. 
6-) Faris Kaya (Far Şem Heyun) Miyalan köyünün ileri gelenlerindendir. 1925 hareketinde ,
     Xeylanlı Memis oğlu Hasanla beraber aynı dosyadan yargılanarak şehadete ulaşır. Mezar 
     yeri bilinmiyor, aileside Nigdeye sürgün edilir.
7-) Kara Ömer dağları ,Guewdere mıntıkasinda bulunur. Miyalan köyünden başlayarak      Pakuni ,Zuexpa,Geydmem, Hatek ve Parsiyan köyüne kadar uzanan dağ silsilesidir.  

8-)Şare u Şıvan veya Şarık u Şiwan Ko Spi nin doruğundaki tepenin adıdır. Ayrıca yöre halkı
  tarafından efsaneside vardır.Blogumda bu efsaneyi bulabilirsiniz..
9-) Şeyh Said efendinin amcası Hasan Naki efendinin iki oğlu Şeyh Şerif aile efradı 
    Kanireş/Sağniste yerleşik, ve ağabeyi Şeyh Alirıza (küçük efendi) olmak üzere onlarca Palu
   ileri gelenlerinin Gülüşkür köprüsünde süngülenerek Çeme Murada atılır. Bu konuda 
   Feyzullah Demirtaşın Palu Mırdasi beyleri kitabında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. 
    

2 yorum:

  1. ne yazık'ki o değerli şahsiyetlere layık torunlar olamadık.ayrıca bu tarihi olgu ve kişiler hakkında, bizleri bilgilendirdiğin için teşekkür ederim kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Kek Hikmet tesekkür ederim.

    YanıtlaSil

@templatesyard